Şifremi unuttum!
Kullanıcı Kaydı

Doküman Bilgi Sistemi

Web Sayfası Bilgileri

17 Ağustos - AKSA kazası / Sağlık açısından alınması gereken önlemler / Çıkarılan dersler

BASIN AÇIKLAMASI

Bilindiği gibi; 17 Ağustos Marmara depreminden etkilenen önemli sanayi kuruluşlarından biri de Yalova - Topçular arasında kurulu bulunan AKSA Akrilik Kimya ve San. A.Ş.'dir.

Birinci derece deprem bölgesinde 1968 yılında kurulan ve 1984'de de ruhsatlı olarak tam kapasite ile üretime geçen AKSA'nın deprem bölgesinde inşası ve depremde ortaya çıkabilecek zararlar öngörülmeden faaliyetine başlayıp devam etmesi; yaşadığımız çevre felaketinin en önemli nedenidir.

Akrilonitril'in hem yüksek düzeyde yanıcı-patlayıcı bir madde hem de kanserojen olması nedeniyle, hammadde olarak depolandığı AKSA, birinci sınıf gayrisıhhi müessese sınıfına girmektedir. Bu tip işletmelerin ruhsatlarını Sağlık Bakanlığı'ndan aldıkları düşünülürse 1984 yılında, yıllardır ruhsatsız çalışmakta olan AKSA'ya hiçbir koruma bandı olmadığı halde Sağlık Bakanlığı'ndan çalışma ruhsatı verilmesi yaşadığımız kazaya ve ardındaki çevre felaketine davetiye çıkarmıştır. 1971 yılından 1990 yılına kadar çevresinde koruma bandı olmadan faaliyette bulunan fabrikaya bu tarihten sonra yapılan koruma bandının da kazanın olumsuz sonuçlarını engellemede ne derece başarılı olduğu deprem sonrası açığa çıktı. Kazadan sonra hayvanlar öldü, bitkiler kurudu, insanlar sızıntıdan ciddi boyutlarda etkilendi. Sağlık açısından uzun dönemde açığa çıkacak zararları ise önümüzdeki aylar - yıllar içinde göreceğiz.

İşletmenin yaptığı açıklamalara göre; depremin etkisiyle üç akrilonitril tankında oluşan hasar sonucu 6400 ton madde çevreye yayılmıştır. Deprem anında başlayan sızıntı; bölgede yaşayan tüm canlıları ve bitki örtüsünü etkilemiş, akut zehirlenme tablolarına neden olmuştur. Bölgede yaşayan yurttaşlar, depremden sonraki yirmibirinci saatte bölgeden uzaklaşmışlardır. AKSA yetkilileri, deprem gecesi 24.00 - 08.00 vardiyasında çalışan işçilerin sağlık durumu hakkında ayrıntılı bir açıklamayı henüz yapmamıştır. Depremi takiben iki hafta içinde, daha önce ciddi bir sağlık problemi olmadığı söylenen Zeki Aydın, Cemile Tezer, Melahat Kaypak, Necla Uysal, Ahmet Nalbant ve Zühtü Mallı adlı yurttaşlarımızın ani ölümlerinin akrilonitrile bağlı olup olmadığı mutlaka araştırılmalı, bu ölümlerin nedenleri aydınlatılmalıdır.

Akrilonitril sızıntısı sonucunda bölgede yaşayan insanlarda - kendi ifadeleri ile - ortaya çıkan belirtiler şunlar olmuştur: Deride kaşınma ve yanma, gözlerde yanma ve sulanma, göz kararması, denge kaybı, boğaz - burunda yanma ve ağrı, seste kısıklık ve kalite kaybı, solunum yollarında tahriş, hırıltılı solunum, kuru öksürük, dudaklarda morarma, karın ağrısı, bulantı - kusma, kanlı ishal

Dünyada bugüne kadar yapılmış bilimsel araştırmalara göre akrilonitril ile temasta kısa süre içinde ortaya çıkan akut etkiler şunlardır:

Akrilonitril ile temas sonrasında uzun dönemde ortaya çıkan kronik etkiler ise şunlardır:

SONUÇ, ÖNERİLER VE YAPILMASI GEREKENLER:

1. Dünyada bugüne kadar yapılmış olan bilimsel araştırmalar incelendiğinde akrilonitrilin teratojen ve kanserojen etkilerinin bulunduğu, uzun dönemli etkilerinin ortaya çıkabildiği kolaylıkla anlaşılmaktadır. AKSA örneğinin dünyada bu boyutlardaki ilk kaza olması; geleceğe yönelik belirsizlikleri arttırmaktadır. Konu geçiştirilemeyecek boyutta ve son derece ciddi bir halk sağlığı sorunudur.

2. 17 Ağustos sonrası fabrikanın çevresinde yaşayan insanların akut akrilonitril intoksikasyonuna (zehirlenme) maruz kaldıkları anlaşılmaktadır. Kişilerin ifadeleri ve ortaya çıkan bulgular bu zehirlenmeyi destekler niteliktedir. Bu zehirlenme; özellikle, ilk 21 saatte çok yoğun olarak gerçekleşmiştir. Kazanın üzerinden üç ay geçmesine karşın bölgede yaşayan insanların bazı şikayetlerinin halen devam etmesi ve saç dökülmesi, zayıflama gibi ek yakınmaların ortaya çıkması bölgede bir durum tespiti ve gerekirse tedavilerin başlanması açısından biran önce geniş bir sağlık taramasını zorunlu kılmaktadır. Bu görev öncelikli olarak Sağlık Bakanlığı'na düşmektedir. Sağlık Bakanlığı'nı ve Çevre Bakanlığı'nı duyarsızlıklarını telafi etmeye davet ediyoruz.

3. Varolan araştırmalar; sağlık taramasının uzun süredir AKSA'da çalışan işçilere de uygulanmasını gerekli kılmaktadır.

4. Yapılacak bir sağlık taramasının ardından akrilonitrilden etkilenmiş çocuklar, gebeler ve yaşlılar başta olmak üzere tüm bireyler; sağlık açısından ileriye dönük olarak izlenmelidir. Yapılan araştırmalar sonucunda; akrilonitrille çok büyük olasılıkla ilişkili olduğu ortaya çıkarılan kanserler, gen hasarları, doğumsal anomaliler ve diğer önemli hastalıkların erken tanısı ve önlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilir.

5. Birinci derece deprem bölgesinde bu tür tehlikeli bir maddenin depolanması ve üretimde kullanılması amacıyla AKSA Akrilik Kimya ve San. A.Ş.'ye 1984 yılında çalışma ruhsatı veren tüm yetkililer hakkında gerekli yasal ve idari soruşturma biran önce açılmalıdır.

6. Bölge halen olası bir deprem açısından risk altındadır. Bu nedenle bu risk azalana-ortadan kalkana kadar AKSA'daki akrilonitril depoları boşaltılmalı, akrilonitril deprem açısından risk içermeyen bir bölgeye taşınmalıdır.

7. Bu örnekten yola çıkarak; olası bir yeni Marmara depremini de gözönüne alarak bölgede insan ve çevre sağlığı için ciddi boyutta zararlı olduğu bilinen kimyasalları üreten - üretimde kullanan tüm fabrikalar için benzer önlemler vakit yitirilmeden alınmalıdır.

8. Tüm bu işlemlerin gerçekleşmesi için bölgenin temel sağlık hizmetleri altyapısı gözden geçirilmeli, desteklenmeli ve güçlendirilmelidir.

9. Yapılacak bir sağlık taramasının ardından gerekebilecek tedavi süreçleri biran önce başlatılmalıdır.

Bu ve benzeri kazalar ile çevresel sağlık sorunlarını incelemek üzere İstanbul Tabip Odası'nda oluşturulan Çevre Sağlığı Çalışma Grubu'nun başlatmış olduğu incelemeye; Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, üniversitelerin ilgili birimleri ile ilgili tüm kuruluşların en kısa sürede katılmasını ve sorumluluklarını yerine getirmesini talep ediyor ve bekliyoruz.

Saygılarımızla

İstanbul Tabip Odası Çevre İçin Hekimler Derneği

Akrilonitril'in sağlık üzerindeki etkileri

Dünyada bugüne kadar yapılmış bilimsel araştırmalar

Yaptığımız literatür araştırmasında tüm dünyada akrilonitril hakkında toplam 774 araştırmaya rastladık. Bu araştırmaların çoğunluğu akrilonitril fabrikalarında çalışan işçiler ve fabrika çevresinde yaşayan halk üzerinde yapılan çalışmalardır. Ayrıca yaptığımız bu çalışmada, akrilonitrilin deney hayvanları üzerindeki etkilerini araştıran çok sayıda araştırmaya da ulaşma fırsatımız oldu. Yaptığımız çalışmada AKSA kazasının dünyadaki ilk kaza olduğu sonucuna vardık. 774 araştırmadan bazılarını, yayınlandıkları dergi ve araştırıcı isimleri ile birlikte özet olarak dikkatinize sunuyoruz:

İnsan ve deney hayvanlarının nitrillere uzun süre maruz kalmasının; merkezi sinir sistemi, karaciğer, kalp - damar sistemi, böbrekler ve mide - barsak sistemi hastalıklarına neden olduğu gösterilmiştir (1).

ABD'de Ohio eyaletinde bir akrilonitril fabrikasında çalışan 992 işçide 1960 - 1996 yılları arasındaki ölümler incelendiğinde 108 ölüm arasında İdrar Kesesi kanseri görülme sıklığı genel toplum ortalamasına göre anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (2).

Macaristan'da bir akrilonitril fabrikasının çevresinde yaşayan insanlar arasında yapılan bir çalışmada; fabrikanın 25 Km. yarıçapındaki alanda 1980-1996 yılları arasında doğan 46326 bebekte doğumsal anomali saptanmıştır. Bunlardan üç tip anomali dikkati çekmiştir: 1) Pectus exavatus, 2) İnmemiş testis, 3) Ayakta şekil bozukluğu. Bu çalışmada saptanan bir diğer bulgu da; fabrikadan uzaklaştıkça inmemiş testis görülme sıklığındaki azalmadır (3).

Akrilonitrilin bakterilerde yapılan mutajenite testleri genellikle pozitif olarak sonuçlanmıştır. Akrilonitrile maruz kalan işçiler akrilonitrilin potansiyel genotoksik, kanserojenik ve teratojenik riskleri açısından uzun süreyle izlenmelidir. Akrilonitrilin deney hayvanlarında teratojen olduğu gösterilmiştir. Fetal - embriyonik ve maternal toksisitesi mevcuttur. Bu nedenle gebe kadınların akrilonitrile maruz kalmamaları gereklidir. Maruz kalanların ise kanser ve teratojen etki yönünden izlenmesi şarttır (4).

Akrilonitrilin karsinojen etkisinde beyinde oksidatif stresi uyarmasının rolü bulunmaktadır. Bu durum özellikle kronik maruziyet sözkonusu olduğunda ortaya çıkmaktadır (5).

Akrilonitril, kan tablosunda da değişikliğe neden olmaktadır. 2 - 6 yıl süreli olarak çalışan ve ortalama 40 yaşında bulunan, kimyasal madde taşıyan 179 tanker şoföründe yapılan bir çalışmada anemi, lökositoz, lenfosit - monosit aktivasyonu ve nötropeni saptanmıştır. Bu değişiklikler ile çalışma süreleri ve kullanılan kamyon sayıları arasında yüksek düzeyde bir ilişki saptanmıştır (6).

Hollanda'da bir akrilonitril fabrikasında 1979 yılından bu yana 6 yıldan uzun süre ile çalışan 2842 işçide yapılan bir çalışmada akrilonitrilin karsinojenik etkisi araştırılmıştır. Sonuç olarak bu işçilerde kansere bağlı ölüm oranları, genel toplum ortalamasına göre hafif olarak yüksek bulunmuştur. Ancak akrilonitrile maruziyetin kanser nedeni olduğu açık değildir (7).

Sıçanlarda yapılan bir çalışmada; insanlar için olası bir kanserojen olan akrilonitrilin oral - inhalasyon yoluyla uzun süre verildiğinde beyin tümörlerine yol açtığı gösterilmiştir (8).

Sıçanlarda akrilonitrilin tümör meydana getirdiği saptanmıştır. Akrilonitril ile bağlantılı beyin tümörlerinde mekanizmayı ortaya çıkarmak için; sıçanlara 21 gün boyunca içme suyu içinde, 0,3 - 30 ve 300 ppm akrilonitril verilmiştir. 30 ve 300 ppm grubunda beyin 8-oxodeoxyguanasine (8-oxod-G) düzeyleri kontrollere göre 2 kat yüksek bulunmuştur. Bu ara ürünün tümör gelişimindeki rolü üzerine ek araştırmalara gereksinim bulunmaktadır (9).

Deney hayvanlarına akrilonitril verilmesinden sonraki 5. günden başlayarak 15. günde en üst seviyeye çıkan bir immün sistem baskılanması gözlenmiştir. Bu baskılanmanın kanserojenik etkideki rolü araştırılmalıdır (10).

Bir akrilonitril fabrikasında çalışan işçiler üzerinde yapılan bir araştırmada; idrar akrilonitril düzeyi vardiya öncesinde 3,6 ?g/L, vardiya sonrasında ise 10,9 ?g/L bulunmuştur. Akrilonitrile maruz kalmayan kişilerde ise bu düzey 0,45 ?g/L 'dir (11).

Akrilonitrilin; laboratuvar hayvanlarında oral ve inhalasyonla alımda açık olarak kanserojen etkili olduğu gösterilmiştir (12).

Deney hayvanlarında akrilonitril için öldürücü dozlar (LD) saptanmıştır. Buna göre LD10= 20mg/kg, LD50= 80 mg/kg, LD90= 115 mg/kg'dır. Bu çalışmada akrilonitril maruziyetine en hassas marker olarak karaciğer GSH (gluthation) saptanmıştır. Yüksek dozda etkilenmeden sonra kanda ve beyinde akrilonitril yükselmesi 60. dakikada üst noktadadır. 240. dakikaya doğru ise akut toksisite oluşturacak düzeylere ulaşır (13).

Yapılan hayvan çalışmalarında akrilonitrilin; barsakta hücre proliferasyonunda bir artışa ve hücre ölümlerine neden olduğu gösterilmiştir (14).

Akrilonitrilin deney hayvanlarında yaygın gastrointestinal sistem hasarı ve tümörlerine neden olduğu gösterilmiştir (15).

Akrilonitril üreten fabrikada çalışan 477 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada 527 kontrol kadına göre gebelikleri esnasında kusma, anemi sıklığında artış, erken doğum sıklığında artış ve doğumsal anomalilerde artış saptanmıştır (16).

1) Nippon Eiseigaku Zasshi 1999 Jul;54(2):459-66

Allylnitrile-induced behavioral abnormalities and findings relating to the mechanism underlying behavioral abnormalities,

Tanii H, Zang XP, Saijoh K

Department of Hygiene, Kanazawa University School of Medicine, Ishikawa, Japan

2) Am J Ind Med 1999 Oct;36(4):423-36

Mortality among chemical plant workers exposed to acrylonitrile and other substances.

Marsh GM, Gula MJ, Youk AO, Schall LC

Department of Biostatistics, Graduate School of Public Health, University of Pittsburgh, Pittsburgh, PA 15621, USA.

3) Mutat Res 1999 Jun 30;427(2):105-23

Congenital abnormalities and indicators of germinal mutations in the vicinity of an acrylonitrile producing factory. Czeizel AE, Hegedus S, Timar L

WHO Collaborating Centre for the Community Control of Hereditary Diseases, Department of Human Genetics and Teratology, National Centre of Epidemiology, Budapest, Hungary.

4) Mutat Res 1999 May;436(3):263-83

Mutagenicity, carcinogenicity, and teratogenicity of acrylonitrile.

Leonard A, Gerber GB, Stecca C, Rueff J, Borba H, Farmer PB, Sram RJ, Czeizel AE, Kalina I

Teratogenicity and Mutagenicity Unit, Catholic University of Louvain, Avenue E. Mounier 72, UCL 7237, B-1200, Brussels, Belgium

5) Toxicol Sci 1998 Dec;46(2):333-41

Induction of oxidative stress in rat brain by acrylonitrile (ACN).

Jiang J, Xu Y, Klaunig JE

Department of Pharmacology and Toxicology, Indiana University School of Medicine, Indianapolis 46202, USA.

6) Int Arch Occup Environ Health 1998 Sep;71 Suppl:S50-4

Hematological changes in sailors from chemical cargo tankers.

Yaneva S, Zlatev Z, Totcheva T

Black Sea Medical Center Ltd., Occupation Health Service, Varna, Bulgaria.

7) Scand J Work Environ Health 1998;24 Suppl 2:10-6

Mortality update of workers exposed to acrylonitrile in The Netherlands.

Swaen GM, Bloemen LJ, Twisk J, Scheffers T, Slangen JJ, Collins JJ, ten Berge WF, Sturmans F

Department of Epidemiology, University of Maastricht, The Netherlands.

8) Scand J Work Environ Health 1998;24 Suppl 2:5-9

Toxicologic profile of acrylonitrile.

Woutersen RA

Toxicology Division of TNO Nutrition and Food Research Institute, Zeist, The

Netherlands.

9) Arch Toxicol 1998 Jun;72(7):429-38

Formation of 8-oxodeoxyguanosine in brain DNA of rats exposed to acrylonitrile.

Whysner J, Steward RE 3rd, Chen D, Conaway CC, Verna LK, Richie JP Jr, Ali N, Williams GM

Toxicology and Risk Assessment Program, American Health Foundation, Valhalla, NY 10595, USA.

10) Possible functional immunotoxicity of acrylonitrile (VCN).

Hamada FM, Abdel-Aziz AH, Abd-Allah AR, Ahmed AE

Department of Pharmacology and Toxicology, Faculty of Pharmacy, Al-Azhar University, Cairo, Egypt.

11) G Ital Med Lav Ergon 1998 Jan-Mar;20(1):10-4

Biological monitoring of acrylonitrile exposure.

Perbellini L, Ganzi A, Venturi G, Cerpelloni M, Brugnone F

Institute of Occupational Medicine, University of Verona, Italy.

12) Regul Toxicol Pharmacol 1997 Dec;26(3):281-7

Acrylonitrile: a reevaluation of the database to support an inhalation cancer risk assessment.

Felter SP, Dollarhide JS

Toxicology Excellence for Risk Assessment, Cincinnati, Ohio 45223, USA.

13) Fundam Appl Toxicol 1997 Apr;36(2):141-8

Biological markers of acute acrylonitrile intoxication in rats as a function of dose and time.

Benz FW, Nerland DE, Corbett D, Li J

Department of Pharmacology and Toxicology, University of Louisville School of Medicine, Kentucky 40292, USA.

14) Carcinogenesis 1997 Apr;18(4):675-80

Effects of the carcinogen, acrylonitrile, on forestomach cell proliferation and apoptosis in the rat: comparison with methacrylonitrile.

Ghanayem BI, Elwell MR, Eldridge SR

NIH/NIEHS, RTP, NC 27709, USA.

15) Toxicol Appl Pharmacol 1995 Nov;135(1):1-8

Intestinal toxicity of acrylonitrile: in vitro metabolism by intestinal cytochrome P450 2E1.

Subramanian U, Ahmed AE

Department of Pathology, University of Texas Medical Branch, Galveston 77555-0605, USA.

16) Chung Hua Yu Fang I Hsueh Tsa Chih 1995 Mar;29(2):83-5

[An epidemiological study on reproductive effects in female workers exposed to acrylonitrile].

Wu W, Su J, Huang M

Institute of Occupational Medicine, Chinese Academy of Preventive Medicine, Beijing.

http://istanbultabip.com/index.php/kurumsal/kurullar/yk/dem/49-99/233-1999-yl-basn-acklamalar-.html (İstanbul Tabip Odası)

1999/11/17  2011/02/10

İlgili Kayıtlar

Endüstriyel Kazalar

NoTarihTesis AdıİlİlçeTür
1.1999/08/17Akrilik Kimya San. A.Ş. (AKSA)YalovaÇiftlikköy

Yorumlar

Kayıtlı yorum bulunmuyor.